22 Eylül 1914 sabahı Kraliyet Donanması'nın HMS Aboukir, HMS Hogue ve HMS Cressy zırhlı kruvazörleri, Hollanda kıyısı açığındaki Broad Fourteens sığlıklarında devriye geziyordu. Chatham Historic Dockyard Trust kaydına göre kötü hava, birlikte görev yapmaları planlanan muhrip ve denizaltıların denize çıkmasını engellemişti. Üç kruvazör böylece Alman U-9 denizaltısıyla karşılaştıklarında yakın refakat desteğinden yoksundu.
Gemiler yaklaşık 12.000 tonluk Cressy sınıfı kruvazörlerdi. Yalnız 14 yaşında olmalarına karşın 20. yüzyıl başındaki hızlı gemi ve silah teknolojisi değişimi onları daha yeni savaş gemilerine göre yavaş, zayıf silahlı ve yetersiz korumalı bırakmıştı. Yedek filodan çağrılan gemilerin mürettebatında düzenli denizcilerin yanında ihtiyat personeli, gönüllü yedekler, sahil güvenlik görevlileri ve bazıları 15 yaşında olan deniz öğrencileri bulunuyordu.
U-9'un ilk torpidosu Aboukir'in makine dairesini vurduğunda komuta kademesi geminin bir mayına çarptığını düşündü. Hogue ve Cressy kazazedeleri almak için yaklaştı ve durdu. Bu karar, denizde insan yaşamını kurtarma kültürünün doğal bir karşılığıydı; fakat görünmeyen tehdidin denizaltı olduğu anlaşılmadığı için iki gemiyi de torpido menzilinde hareketsiz hedeflere dönüştürdü. Hogue yaklaşık on dakika içinde battı; Cressy denizaltıyı görüp ateş açmasına ve mahmuzlamaya çalışmasına rağmen o da vuruldu.
Yaklaşık 90 dakika içinde üç gemi de battı. Chatham Historic Dockyard Trust ile HM Coastguard kayıtları 1.459 denizcinin yaşamını yitirdiğini bildiriyor. Bu sayı, olayı bir silahın başarısı olarak anlatmayı imkânsız kılan insani ölçüdür. Kayıpların önemli bölümü Chatham bölgesiyle bağı bulunan ailelerin üyeleri, yeniden hizmete çağrılmış denizciler ve eğitimlerinin başındaki gençlerdi.
Tahliye, büyük yatış ve gemilerin hızlı batışı içinde yürütüldü. HM Coastguard, denizde kalan insanların soğuk suda kurtarılmayı beklediğini; mayın korkusunun yakındaki bazı teknelerin yaklaşmasını geciktirdiğini kaydediyor. Buna karşılık Hollandalı Flora ve Titan buharlı gemileri ile Coriander ve J.G.C. balıkçı tekneleri kazazedeleri topladı; Britanya muhripleri hava düzeldikten sonra bölgeye ulaşabildi. Kurtarma, yalnız askerî gemilerin değil ticaret ve balıkçılık denizcilerinin yerel bilgi ve kararlarına da dayandı.
Felaket, köprüüstünde kesin olmayan bilgiyle verilen kararların nasıl birbirine eklendiğini gösterdi. İlk patlamayı mayın olarak yorumlamak, gemileri yardım için yaklaştırdı; kötü hava refakat planını bozmuştu; eski kruvazörlerin su geçirmez bütünlüğü ve tahliye düzeni ise torpido hasarı karşısında yeterli zaman yaratmadı. Bugünün gözüyle sonucu bilmek kolaydır, ancak o sabah karar verenler hem kazazedeleri bırakmama sorumluluğu hem de henüz bütünüyle anlaşılmamış bir sualtı tehdidi arasında kaldı.
22 Eylül'ün denizcilik dersi, yeni bir silahın eski bir gemiyi yenmesinden ibaret değildir. Teknoloji değişirken devriye doktrini, refakat düzeni, gözcülük, hasar kontrolü ve kurtarma yöntemi de birlikte değişmek zorundadır. Deniz kültürünün temel değeri olan yardımlaşma, tehdidin türünü doğru tanıyacak bilgi ve güvenli yaklaşma usulleriyle desteklenmediğinde kurtarıcıları da kazazedeye dönüştürebilir.
Bu içeriğin izini sür.
Yazar, tarih, rota, kaynak ve güncelleme bilgileri okurun denetimine açık tutulur.
HMS Aboukir, Hogue ve Cressy kötü hava yüzünden refakat unsurlarından ayrı devriye gezerken denizaltı saldırısına uğradı. İlk geminin mayına çarptığı sanılınca diğer ikisinin kazazedeleri almak için durması, kurtarma kararını yeni bir tehdidin menziline taşıdı.
- Yazar
- Mavi Eksen Editorya
- Editör
- Mavi Eksen Editorya
- İlk yayın
- Son güncelleme
- Bağlı olduğu rota
- İnsan
- Görsel kredisi
- Mavi Eksen · Editoryal arayüz kompozisyonu
