3 Ekim 1944'te USS Seawolf, Morotai çevresindeki deniz sahasında bütün yolcuları ve mürettebatıyla kayboldu. U.S. Naval History and Heritage Command'ın savaş sonrası değerlendirmesi, Japon kayıtlarında kaybı açıklayacak bir saldırı bulunmadığını; operasyon kazası veya kayda geçmemiş bir düşman saldırısı olasılığı bütünüyle dışlanamasa da denizaltının dost ateşiyle batırılmış olmasının daha muhtemel olduğunu belirtiyor.
Seawolf, Sargo sınıfı dizel-elektrikli bir denizaltıydı. Yüzeyde dizel motorlarıyla ilerliyor ve bataryalarını şarj ediyor, dalışta ise elektrik motorlarına geçiyordu. Bu teknoloji görünmeden seyir ve görev yapma imkânı sağlıyor; aynı zamanda sualtındaki geminin kimliğini görsel olarak doğrulamayı zorlaştırıyordu. Dost ve düşman ayrımı, konum raporlarına, emniyet koridorlarına, radar ile sonar temaslarına ve doğru tanıma işaretlerine bağlıydı.
Denizaltı 21 Eylül'de Brisbane'den on beşinci devriyesine çıktı. Manus'ta yakıt aldıktan sonra Samar'ın doğu kıyısına götürülmek üzere malzeme ve 17 Kara Kuvvetleri personeli taşıyordu. Böylece geminin görevi yalnız devriye değildi; dar bir çelik gövde içinde denizaltı mürettebatı ile gizli bir kara görevinin yolcuları aynı rota ve aynı riskleri paylaşıyordu.
3 Ekim sabahı bölgede bir Amerikan görev grubu Japon denizaltısının saldırısına uğradı ve bir refakat muhribi torpidolandı. Bunun üzerine çevredeki sualtı temasları düşman tehdidi olarak değerlendirilmeye başlandı. Komuta merkezi yakındaki dört Amerikan denizaltısından konum bildirmelerini istedi; üçü yanıt verdi, Seawolf'tan ise zamanında cevap alınamadı.
Bir uçak, Amerikan denizaltıları için belirlenmiş güvenlik koridorunda dalan bir denizaltı gördü ve üzerine iki bomba bıraktı. Alan boya ile işaretlendi. Ardından USS Richard M. Rowell sonar teması kurdu. Refakat gemisinin komutanı güvenlik koridorunda bulunduğunu biliyordu; ancak Seawolf'un geciktiğine dair bilgi kendisine ulaşmadığı için bölgede dost denizaltı bulunmadığı sonucuna vardı.
Sualtındaki gemiden nokta ve çizgilerden oluşan sinyaller geldi. Rowell tarafı bunların yürürlükteki tanıma işaretlerine benzemediğini düşündü ve sonar karıştırma girişimi olarak yorumladı. Hedgehog denizaltısavar bombalarıyla yapılan ikinci saldırının ardından sualtı patlamaları duyuldu ve yüzeye enkaz çıktı. Teknoloji teması bulmuştu; fakat temasın kimliğini güvenle doğrulayamamıştı.
Seawolf 28 Aralık'ta gecikmiş ve kayıp ilan edildi. Resmî kayda göre 83 subay ve denizci ile taşınan 17 Kara Kuvvetleri personeli, toplam 100 kişi yaşamını yitirdi. Enkaz kesin biçimde tanımlanmadığı ve gemiden kurtulan olmadığı için son dakikalardaki komuta kararlarını, tanıma sinyallerinin nasıl gönderildiğini ya da denizaltının aldığı hasarı kesinmiş gibi anlatmak doğru olmaz.
3 Ekim kaydının anlamı bir silah sisteminin başarısı değildir. Seawolf; sualtı akustiğinin belirsizliğini, dost kuvvet konumlarının zamanında paylaşılmasının önemini ve tehdidin yüksek olduğu anda insan zihninin her işareti düşmanlık yönünde yorumlayabilmesini gösterir. Emniyet koridoru tek başına koruma sağlamadı; koridorun anlamı, bütün birimlerin aynı güncel bilgiye sahip olmasıyla kurulabilirdi.
Bu içeriğin izini sür.
Yazar, tarih, rota, kaynak ve güncelleme bilgileri okurun denetimine açık tutulur.
USS Seawolf, Morotai açıklarında dost denizaltılar için ayrılan bir koridorda kayboldu. Resmî tarihçe, sonar temasının yanlış yorumlanması ve konum bilgisinin güncel olmaması nedeniyle dost ateşini en olası açıklama sayıyor.
- Yazar
- Mavi Eksen Editorya
- Editör
- Mavi Eksen Editorya
- İlk yayın
- Son güncelleme
- Bağlı olduğu rota
- Teknoloji
- Görsel kredisi
- Mavi Eksen · Editoryal arayüz kompozisyonu
