19 Eylül 1957'de batiskaf Trieste, ABD Deniz Araştırmaları Ofisinin desteklediği Akdeniz dalışında yaklaşık iki mil derinliğe indi. U.S. Naval History and Heritage Command bu günü bir derinlik rekoru olarak kaydediyor. Dalış, deniz tabanını yalnız yüzeyden gönderilen aletlerle ölçmek yerine insanlı bir gözlem aracını yüksek basınç ortamına taşıma arayışının önemli aşamalarından biriydi.
Trieste bir denizaltı gibi ince uzun basınçlı bir gövdeye sahip değildi. Mürettebat, aracın altına asılı kalın çelik bir kürenin içinde normal atmosfer basıncında bulunuyordu. Kürenin ağırlığını, deniz suyundan daha hafif olan benzinle doldurulmuş büyük yüzdürme tankı dengeliyordu. Suyla aynı basınca açık bırakılan bu tankın ince yapılabilmesi, aracın taşıyabileceği ağırlık bakımından temel tasarım tercihiydi.
Dalış için su tankları dolduruluyor ve küçük çelik bilyelerden oluşan balast kontrollü biçimde taşınıyordu. Pilot, istenen derinlikte bu balastı azar azar bırakarak düşüş hızını ve dengeyi ayarlıyordu. Balastı tutan elektromıknatısların enerjisi kesildiğinde bilyelerin otomatik olarak boşalması, elektrik arızasını yüzeye çıkışı başlatan bir güvenlik davranışına çeviriyordu. Yine de bu düzen, destek gemisi, bakım ekibi, hava durumu ve deniz durumundan bağımsız değildi.
Küçük akrilik pencereden görüş, güçlü lambalarla aydınlatılan dar bir alanla sınırlıydı. Derinlikte yön bulmak; jiroskop, yankı iskandili, sonar ve akustik telefon gibi araçlarla yapılabiliyordu. Bu nedenle dalış, yalnız basınca dayanma sınavı değildi: pilotun iniş hızını, deniz tabanına kalan mesafeyi, balastı ve yüzey ekibiyle haberleşmeyi aynı anda yönetmesi gereken yavaş bir seyirdi.
Kurumsal kaynaklar 'rekor' sözcüğünde tam olarak örtüşmüyor. NHHC 19 Eylül dalışını yaklaşık iki millik bir rekor olarak verirken, 1964 tarihli U.S. Naval Institute incelemesi Trieste'nin 1953–1956 arasındaki 22 dalışından birinde 12.110 feet'e ulaştığını yazıyor. Bu daha büyük bir derinliktir. Bu nedenle Mavi Eksen, 19 Eylül kaydını tartışmasız bir dünya rekoru diye sunmuyor; doğrulanabilen olgu, ABD'li bilim insanları ve deniz subaylarının katıldığı 1957 programında Trieste'nin yaklaşık iki mil derine inmesidir.
Dalış programı, tek bir araçtan daha geniş bir emek zincirine dayanıyordu. Jacques Piccard pilotluk yaparken her dalışta ona bir bilim insanı eşlik etti; yüzeyde destek gemisi, bakım ve güvenlik ekipleri görev aldı. U.S. Naval Institute'un aktardığına göre bu denemeler, aracın okyanus bilimi için kullanılabileceğini gösterdi ve ABD'nin Trieste'yi satın alma kararında etkili oldu.
19 Eylül'ün denizcilik dersi, derinliği 'fethetmek' değil, bilinmeyen bir ortamda güvenli gözlemin nasıl kurulabildiğidir. Basınç küresi, yüzdürme sıvısı ve arıza hâlinde bırakılan balast mühendisliğin payını; sınırlı görüş altında verilen kararlar insanın payını; destek gemisi ve hava koşulları ise hiçbir derin deniz aracının doğadan ve denizcilik kültüründen bağımsız olmadığını gösterir.
Bu içeriğin izini sür.
Yazar, tarih, rota, kaynak ve güncelleme bilgileri okurun denetimine açık tutulur.
Akdeniz'deki dalış, yüzeye kabloyla bağlı olmayan bir araştırma aracının yüksek basınç altında insanlı gözlem yapabildiğini gösterdi; ancak 'rekor' ifadesi kurumsal kaynaklarda birbiriyle tam örtüşmüyor.
- Yazar
- Mavi Eksen Editorya
- Editör
- Mavi Eksen Editorya
- İlk yayın
- Son güncelleme
- Bağlı olduğu rota
- Teknoloji
- Görsel kredisi
- Mavi Eksen · Editoryal arayüz kompozisyonu
