← Mavi Gündem
Tarihte Bugün

24 Ekim 1918: Princess Sophia resife oturdu; kurtarma filosu yaklaşamadı

Gemi yaklaşık iki gün boyunca kurtarma teknelerinin görüş alanındaydı. Facia, basit bir 'neden hemen tahliye edilmedi?' sorusundan daha karmaşıktı: beklemek ile dalgalı bir resif üzerinde yüzlerce insanı filikalara indirmek arasında geri dönüşü olmayan bir karar verilmesi gerekiyordu.

Kanada Pasifik Demiryolu'nun yolcu vapuru Princess Sophia, 24 Ekim 1918'de Skagway'den Juneau yönüne giderken Lynn Kanalı'ndaki Vanderbilt Resifi'ne oturdu. Alaska State Library kaydı, geminin kör edici bir kar fırtınası içinde kayalığa çarptığını belirtiyor.

Vanderbilt Resifi, gelgit ve dalga koşullarına göre yüzeyi değişen, dar kıyı rotasındaki tehlikeli bir kayalıktı. Yoğun kar görüşü kapatırken rüzgâr ve akıntı geminin gerçek izini etkiledi. Buharlı tahrik gemiyi rüzgârdan bağımsız ilerletebiliyordu; ancak düşük görüşte kıyı işaretini zamanında seçmek ve dar kanalda doğru mevkiyi korumak hâlâ köprüüstünün gözlem ve hesaplarına bağlıydı.

Princess Sophia kayaya oturduğunda hemen batmadı. Gövde resifin üzerinde sıkışmış, ilk saatlerde görece dengeli görünmüştü. Bu durum kurtarma kararını zorlaştırdı: gemide kalmak güvenli bir platformda beklemek gibi görünürken, yolcuları filikalara indirmek dalgaların tekneleri kayaya vurması riskini taşıyordu.

Telsiz çağrısı Juneau'ya ulaştı ve çevredeki gemiler Vanderbilt Resifi'ne yöneldi. Cedar, King & Winge ve daha küçük tekneler bölgede bekledi. Dönemin telsizi, kazayı karaya bildirmeyi ve gemiler arasında haberleşmeyi mümkün kıldı; fakat insanları güverteden alacak fiziksel bir köprü kuramıyordu.

Alaska Historical Collections'daki olay günlüğüne göre Cedar'ın kaptanı yolcuları almaya çalışıp çalışmaması gerektiğini sordu. Princess Sophia'nın kaptanı, geminin o sırada su almadığını ve resifte sağlam durduğunu düşünerek havanın yatışmasını beklemelerini istedi. Kurtarma gemileri dalga altında demir tutmakta zorlanıyor, küçük tekneler resife güvenle yanaşamıyordu.

Gece elektrik ve ısıtmanın kesilmesi, gemideki yaşam koşullarını ağırlaştırdı; daha sonra güç kısmen geri geldi. Ertesi gün fırtına kuvvetlendi. Cedar'ın resifin rüzgâraltında demirleyip bir halat sistemi kurma girişimi başarısız oldu; yardım gemileri kendileri de tehlikeye girdiği için korunaklı suya çekilmek zorunda kaldı.

25 Ekim akşamı Princess Sophia'nın durumu hızla değişti. Gemi resif üzerinde şiddetle dövülmeye ve su almaya başladı; son telsiz mesajları acil yardım istedi. Kurtarma tekneleri geri döndüğünde karanlık, kar ve fırtına içinde gemiyi bulamadı. Princess Sophia resiften kayarak battı.

Alaska State Library sergisi, gemideki 343 insanın yaşamını yitirdiğini ve bir köpek dışında kurtulan olmadığını kaydediyor. Olay, Alaska'da bilinen en ağır gemi kazası olarak anılıyor. Birinci Dünya Savaşı'nın son günleri ve 1918 grip salgını içindeki yoğun gündem, felaketin daha geniş kamu hafızasında geri planda kalmasına yol açtı.

24 Ekim kaydı, denizde yardım sorumluluğunun yalnız 'yaklaşmak' ya da 'beklemek' kadar basit olmadığını gösteriyor. Gemi teknolojisi, telsiz, gelgit bilgisi ve kurtarma gemilerinin varlığı önemliydi; fakat sert hava, kayalık coğrafya ve tahliye araçlarının sınırları bütün seçenekleri tehlikeli hâle getirdi. Asıl ders, belirsizliğin büyüdüğü anda geminin ilk güvenli görünümünü kalıcı güvenlik sanmamak ve tahliye penceresini sürekli yeniden değerlendirmektir.

YAYIN KÜNYESİ

Bu içeriğin izini sür.

Yazar, tarih, rota, kaynak ve güncelleme bilgileri okurun denetimine açık tutulur.

NEDEN ÖNEMLİ?

Princess Sophia, yoğun kar altında Vanderbilt Resifi'ne oturdu. Yardım gemileri olay yerine ulaştı; fakat kayalık, sert rüzgâr ve dalga yolcuları küçük teknelerle tahliye etmeyi ölümcül ölçüde tehlikeli hâle getirdi.

Yazar
Mavi Eksen Editorya
Editör
Mavi Eksen Editorya
İlk yayın
Son güncelleme
Bağlı olduğu rota
İnsan
Görsel kredisi
Mavi Eksen · Editoryal arayüz kompozisyonu
DÜZELTME GEÇMİŞİ

Yayımdan sonra kayıtlı bir düzeltme yapılmadı.

Politikayı incele